DOLAR 44,7240 0.24%
EURO 52,3314 -0.27%
ALTIN 6.778,09-0,50
BITCOIN 3165178-0,86%
İstanbul
14°

Açık

16:51

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

100 Erkekten 15’inde Görülen Varikosel Sorununa Dikkat!

100 Erkekten 15’inde Görülen Varikosel Sorununa Dikkat!

ABONE OL
13 Nisan 2026 11:12
100 Erkekten 15’inde Görülen Varikosel Sorununa Dikkat!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Varikosel, erkeklerde testisleri saran toplardamarların anormal şekilde genişlemesi sonucu oluşan yaygın bir hastalık olarak biliniyor. Yetişkin erkeklerin yaklaşık %15’inde görülüyor; infertilite (kısırlık) sorunu yaşayan erkeklerde bu oran %35-40’lara kadar çıkabiliyor. Genellikle sol tarafta daha sık rastlanıyor, ancak her iki tarafta da görülebiliyor. Bazı hastalarda testislerde ağrı hissi veya küçülme gibi belirtilere yol açarken, birçok erkekte hiçbir şikayete neden olmadan sessizce varlığını sürdürebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yunus Çolakoğlu, varikosel hakkında tüm merak edilenleri anlattı.

Solucan torbası gibi bir damarlaşma görülebiliyor

Varikosel, testisleri çevreleyen toplardamarların genişleyip kıvrımlı hale gelmesi olarak tanımlanmaktadır. En sık sol tarafta görülmekte ve bazen hiç belirti vermezken bazen uzun süre ayakta kalınca artan künt ağrı, ağırlık hissi veya ele “solucan torbası” gibi gelen damarlaşma durumu oluşabilmektedir. Bazı kişilerde testis boyutunda küçülmeye, sperm kalitesinde düşüşe ve buna bağlı kısırlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu yüzden özellikle ağrı, belirgin şişlik veya çocuk sahibi olma durumunda bir olumsuzluk hissedilmesi halinde uzman bir görüş alınması oldukça önemlidir.

Varikosel, testis içinde birkaç temel mekanizma yoluyla hasar oluşturuyor

Genişleyen damarlarda göllenmiş kan, skrotal ısı artışına neden olmaktadır. Testislerin normalden daha sıcak bir ortamda bulunması sperm üretimini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca uzaklaştırılamayan kirli kan nedeniyle testis içinde oksijen azlığı gelişmekte ve bu durum hücre fonksiyon bozukluğuna yol açmaktadır. Böbrek ve böbreküstü bezinden gelen zararlı atıkların testise geri akması da bu olumsuz süreci artırabilmektedir.

Zamanla bu süreçler;  

  • Sperm sayısında, hareketliliğinde ve morfolojisinde bozulmaya
  • Testis hacminde küçülmeye
  • Testosteron üretiminde azalmaya  

yol açabilmektedir. Kısacası varikosel, testisleri “ısısal, oksidatif ve hipoksik stres” altında bırakarak ilerleyici hasar yaratabilmektedir.

Yaşınızdan, sperm analiz sonuçlarına kadar detaylı bir inceleme yapılıyor 

Varikosel tanısı alan her hastada mutlaka kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Bu değerlendirme şunları içermelidir:  

  • Detaylı fizik muayene
  • Skrotal Doppler ultrasonografi (damar çapları ve reflü derecesinin belirlenmesi)
  • Sperm analizi (spermiyogram)
  • Testis hacim ölçümü
  • Gerektiğinde kan hormon testleri (testosteron, FSH, LH vb.).

Üroloji uzmanı tarafından varikosel tanısının konulması, otomatik olarak ameliyat yapılması gerektiği anlamına gelmemektedir. Tedavi kararı son derece bireyseldir ve şu faktörler göz önünde bulundurularak verilmelidir:  

  • Hastanın yaşı
  • Varikoselin muayenede ve Doppler ultrasonografideki derecesi (Grade 1-3)
  • Testis boyutları ve hacmi
  • Çocuk sahibi olma isteği ve mevcut infertilite durumu
  • Testislerdeki ağrının şiddeti ve süresi
  • Sperm analizi sonuçları (sperm sayısı, hareketliliği, morfolojisi)
  • Hormon seviyeleri (özellikle testosteron).

Bu belirtilerde ameliyat düşünülebiliyor 

Uluslararası üroloji ve üreme tıbbı kılavuzları, klinik varikosel (elle hissedilen) varlığında ve aşağıdaki durumlarda ameliyatı önermektedir:  

  • Çiftin açıklanamayan infertilitesi varsa ve sperm parametrelerinde bozulma tespit edilmişse, 
  • Testis hacminde anlamlı küçülme (atrofi) veya gelişim geriliği varsa,  
  • Şiddetli ve günlük yaşam kalitesini bozan ağrı mevcutsa (başka nedenler dışlandıktan sonra),  
  • Bazı vakalarda düşük testosteron seviyeleriyle birlikte klinik varikosel varsa.

Bu testlerde herhangi bir bozukluk saptanırsa, testislerdeki oksidatif stres ve ısı artışı nedeniyle ilerleyebilecek hasarı önlemek amacıyla varikosel ameliyatı ciddi şekilde düşünülmelidir. 

Ameliyatın sperm üzerinde birçok olumlu etkisi olduğunu gösteriyor 

Günümüzde mikrocerrahi “Varikoselektomi” tekniği, en yüksek başarı oranına ve en düşük komplikasyon riskine sahip yöntem olarak kabul edilmektedir. Ameliyatın en önemli faydalarından birisi, testis fonksiyonlarını koruması ve iyileştirmesidir. Yapılan çok sayıda bilimsel çalışma, varikosel ameliyatı sonrası sperm konsantrasyonu, toplam sperm sayısı, hareketlilik ve normal morfoloji oranında anlamlı iyileşmeler olduğunu göstermektedir. Ayrıca özellikle testosteron seviyesi düşük olan hastalarda ameliyat sonrası hormon düzeylerinde artış gözlenebilmekte, bu da cinsel fonksiyonlar ve genel enerji seviyesi üzerinde olumlu etki yaratabilmektedir. Ağrı şikayeti olan hastalarda da semptomlarda belirgin rahatlama sağlanabilmektedir. Ancak sperm analizi ve hormon testleri tamamen normal çıkan hastalarda karar daha tartışmalıdır. Bu grupta ileride oluşabilecek gizli testis hasarını önlemek adına ameliyatın potansiyel faydaları ile riskleri (varikosel nüksü, hidrosel oluşumu gibi nadir komplikasyonlar) mutlaka cerrah ile etraflıca konuşulmalıdır. Karar, hastanın yaşı, çocuk sahibi olma planı, varikoselin derecesi ve genel sağlık durumu dikkate alınarak ortak şekilde verilmelidir.

Düzenli takip ve yaşam tarzı önerileri de bu süreçte büyük önem taşıyor

Birçok erkek, varikoseli olduğu halde hiçbir sorun yaşamadan çocuk sahibi olabilmekte ve uzun yıllar sorunsuz takip edilebilmektedir. Varikosel, panik yaratması gereken bir hastalık değildir. Çoğu vakada düzenli takip ve yaşam tarzı önerileri (sigara bırakma, kilo kontrolü, aşırı sıcaktan kaçınma) yeterli olurken, uygun ve seçilmiş hastalarda ameliyat ile sperm kalitesinin, hormon dengesinin ve yaşam kalitesinin anlamlı şekilde iyileştirilmesi mümkündür.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP